MANDALİNA İHRACATINDA KRİTİK EŞİK: 10 BİN BELGE 20 GÜNDE BİTECEK

WhatsApp Image 2026-10-19 at 18.10.24

 

Türkiye, 2025 yılında 60 ülkeye yaklaşık 944 bin ton mandalina ihraç ederek 912 milyon dolar gelir elde etti. Irak 360 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, Rusya 313 milyon dolarla ikinci büyük pazar oldu. Ukrayna 72 milyon, Polonya 23 milyon ve Sırbistan 19 milyon dolarlık ihracatla öne çıktı. Satsuma mandalinasının 2026 sezonu ihracatı ise 19 Ekim itibarıyla başladı.

Türkiye’nin satsuma mandalinasında ihracat sezonu başlarken, Macaristan geçiş belgelerinin tükenmesi ve Rusya’ya deniz yoluyla sevkiyat yapılamaması ihracatçının önündeki iki önemli engel oldu.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, günlük yaklaşık 500 belgenin kullanıldığına dikkat çekerek temin edilmesi beklenen 10 bin ek dozvolanın yalnızca 20 günlük ihtiyacı karşılayabileceğini söyledi. Rekoltenin yüzde 20 artmasına karşın nakliye ve pazar sorunlarının üreticinin ürününü değerinde satmasını zorlaştırdığını belirten Balık, kalıntı kriterlerine uyum ve alternatif tüketim kanallarının geliştirilmesinin de önemine işaret etti.

150 bin dozvola ekim başında tükendi

Cengiz Balık, sezonun en önemli risklerinden birinin, Avrupa’ya yaş meyve sebze taşımacılığında yaşanan Macaristan geçiş belgesi sorunu olduğunu söyledi.  Macaristan’ın Türkiye’ye sağladığı 150 bin dozvolanın ekim ayının başında tükendiğini belirten Balık, girişimler sonucunda 10 bin ek belge için söz alındığını ancak belgelerin henüz ulaşmadığını ifade etti.

Günlük yaklaşık 500 dozvola kullanıldığını kaydeden Balık, ek tahsisatın yalnızca 20 günlük ihtiyacı karşılayabileceğini vurguladı. Yılın bitmesine yaklaşık üç ay kala sorunun yeniden gündeme gelmesinin ihracat açısından risk oluşturduğunu belirten Balık, yıl sonuna kadar temin edilecek geçiş belgelerinin yaş meyve sebze ve analiz gerektiren ürünlere öncelikli olarak ayrılması gerektiğini söyledi.

Avrupa Birliği’ne giren narenciye ürünlerinin ilk giriş ülkesinde analize tabi tutulduğunu hatırlatan Balık, güzergâh değişikliklerinin süreci aksatabildiğine dikkat çekti. Macaristan üzerinden geçiş yapılamaması nedeniyle alternatif rotalara yönelmenin ek analiz, zaman kaybı ve maliyet artışı yaratabildiğini belirten Balık, belgelere erişimde yaşanacak sorunun Avrupa Birliği’ne ihracat rakamlarına da yansıyabileceğini dile getirdi.

Rusya’ya deniz yolu kapalı, maliyetler yükseliyor

Balık, Rusya’ya deniz yoluyla ürün gönderilememesinin de sıkıntı yarattığını kaydetti. Rusya’nın yaş meyve sebze ihracatında önemli pazarlardan biri olduğunu belirten Balık, karayoluyla sevkiyatın hem maliyetleri artırdığını hem de zaman kaybına neden olduğunun altını çizdi.  Bakanlıklarla yürütülen görüşmelerden henüz kesin bir sonuç alınamadığını ifade eden Balık, deniz taşımacılığının ne zaman yeniden başlayacağına ilişkin net bir tarih bulunmadığını kaydetti. Sorunun devam etmesi halinde Rusya’ya ihracatta ciddi düşüş yaşanabileceğini belirten Balık, Macaristan geçiş belgelerindeki sıkıntının da sürmesi durumunda Avrupa Birliği pazarına yapılan sevkiyatların olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu.

Rekolte yüzde 20 arttı, ürün fazlasına dikkat!

Bu sezon mandalina rekoltesinin geçen yıla göre yaklaşık yüzde 20 arttığını belirten Balık, yüksek üretimin tek başına kazanç anlamına gelmediğine dikkat çekti. Ürün fazlasının üreticiden ihracatçıya kadar zincirin bütün halkalarını zorladığını ifade eden Balık, “Çoğu yönetmek azı yönetmekten daha zordur” değerlendirmesinde bulundu. Balık, mandalinanın depolama süresinin sınırlı olması nedeniyle ürün fazlasının yalnızca depolamayla çözülemeyeceğini belirtti. Yaklaşık 45 ila 60 günlük depolama süresinin sorunu ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini kaydeden Balık, sanayi kullanımının artırılması ve yeni tüketim kanallarının oluşturulması gerektiğini söyledi. Hasat işçisi bulma sorununun da tarımın geleceği açısından giderek büyüdüğünü vurgulayan Balık, üretimde otomasyon ve hasat robotları üzerinde çalışılması gerektiğine işaret etti.

Avrupa pazarında kalıntı kriterleri sıkılaşıyor

Balık, ihracatın sürdürülebilirliği açısından bir diğer kritik başlığın, pestisit kalıntısı ve Avrupa pazarının ürün kriterleri olduğunu söyledi. Kalıntının izin verilen maksimum limitlerin altında tutulmasının bazı alıcılar için tek başına yeterli olmadığını belirten Balık, ürünlerde bulunabilecek pestisit çeşidi sayısına da sınır getirilebildiğini vurguladı. Üretimde kalıntı sorununun çözülmesi ve Avrupa Birliği ülkelerinin beklentilerine uygun ürün yetiştirilmesi gerektiğinin altını çizen Balık, iyi tarım uygulamalarının doğru biçimde yürütülmesinin pestisit sayısını azaltma açısından katkı sağlayabileceğini ifade etti. Balık, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve ihracat pazarlarının korunması için lojistik sorunların yanı sıra üretim standartlarına uyumun da güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.