Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, “COP31 kapsamında elektrik dağıtım şebekelerinin enerji dönüşümü gündeminde daha güçlü yer alması için çalışıyoruz” dedi.
Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’de elektrik dağıtım şebekelerinin küresel iklim ve enerji dönüşümü gündeminde daha güçlü yer alması için çalışma yürüttüklerini bildirdi.
GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye düzenlenen saha ziyareti kapsamında basın mensuplarına özel açıklamalarda bulunan Erdoğan, Elder’in COP’a akredite edilmiş sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu söyledi.
COP süreçlerinin, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji dönüşümü başlıklarıyla geliştiğini hatırlatan Erdoğan, son yıllarda şebekelerin de bu gündemin önemli bir parçası haline geldiğini ifade etti. Erdoğan, “COP31 kapsamında şebekelerin ve özellikle elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı başlattık” dedi.
Net sıfır hedefi kapsamında uluslararası temasların da sürdüğünü aktaran Erdoğan, enerji dönüşümünün yalnızca üretim tarafındaki değişimle sınırlı olmadığını, yenilenebilir kaynakların sisteme entegrasyonu, elektrifikasyon ve artan talep nedeniyle dağıtım şebekelerinin rolünün giderek kritik hale geldiğini kaydetti.
“Yatırım bir tercih değil, yükümlülük”
Elektrik dağıtımının kamu hizmeti niteliğinde olduğunu belirten Erdoğan, dağıtım şirketlerinin yatırım yapmama gibi bir seçeneğinin bulunmadığını söyledi.
Şebekenin hem büyüdüğünü hem de mevcut ekipmanların yenilenmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, dağıtık üretim, elektrifikasyon ve iklim değişikliğine bağlı talep değişimlerinin yatırım ihtiyacını artırdığını kaydetti.
Erdoğan, yatırım bütçelerinin büyük bölümünün şebekenin genişletilmesi, yenilenmesi ve güçlendirilmesi için kullanıldığını belirterek, dijitalleşme, şebeke işletim sistemleri, kamulaştırma ve bakım faaliyetlerinin de bu sürecin parçası olduğunu ifade etti.
Dağıtım şirketlerinin kur riski ve enflasyon gibi maliyet unsurlarına rağmen yatırımlarını sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, kayıp-kaçakla mücadelede de tarife sisteminin şirketlere sürekli iyileştirme yükümlülüğü getirdiğini bildirdi.
Ormanlık alanlardan geçen hatlarda bakım planlaması
Erdoğan, ormanlık alanlardan geçen elektrik dağıtım hatlarına ilişkin bakım çalışmalarının da ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde yürütüldüğünü söyledi.
Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon kilometrelik elektrik dağıtım hattının 67 bin kilometrelik bölümünün ormanlık alanlardan geçtiğini belirten Erdoğan, bu hatlarda yangın riskinin yoğunlaştığı bölgelerin belirlenmesi için Orman Genel Müdürlüğü ile iş birliği yapıldığını aktardı.
EPDK mevzuatının bu alandaki bakım çalışmalarının her yıl yapılmasını öngördüğünü ifade eden Erdoğan, bu yıldan itibaren orman yangınlarına yönelik bakım planlamalarının yılın başından itibaren yapıldığını ve hizmet alım süreçlerinin önceki yıllara göre daha erken başlatıldığını kaydetti.
“Tarifeleri EPDK belirliyor”
Elektrik tarifeleri ve dağıtım bedeline ilişkin kamuoyundaki değerlendirmelere de değinen Erdoğan, tarifelerin yürürlükteki mevzuat uyarınca gelir ihtiyacını karşılama esasına göre belirlendiğini söyledi.
Dağıtım şirketlerinin şebekeyi genişletme, yenileme, güçlendirme, bakım ve arıza-onarım faaliyetlerini kesintisiz yürütmekle yükümlü olduğunu belirten Erdoğan, bu faaliyetlerin tamamının düzenlemeye tabi olduğunu vurguladı. Erdoğan, şöyle konuştu:
“Beş yıllık dönem için dağıtım şirketlerinin yatırım, planlı bakım ve işletme bütçeleri belirleniyor. Bunların toplamı gelir ihtiyacını oluşturuyor. Bu gelirin hangi abone grubundan, ne düzeyde tarife ile karşılanacağına Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) karar veriyor. Dolayısıyla sektörün ‘tarife şu kadar olmalı’ şeklinde rakamsal bir beklentisi veya özel bir talebi bulunmuyor.”
Nihai elektrik tarifesinin aktif enerji bedeli, dağıtım bedeli ve vergiler olmak üzere üç ana bileşenden oluştuğunu ifade eden Erdoğan, dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık yüzde 13-15 düzeyinde bir unsurun da bulunduğunu bildirdi.
Aktif enerji bedeline yönelik sübvansiyonların, nihai faturadaki dağıtım payını oransal olarak daha yüksek gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, aktif enerji fiyatında desteklerin bulunmadığı bir yapıda dağıtım payının da diğer ülkelerle kıyaslanabilir düzeylere ineceğini belirtti.
Erdoğan, günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payının yaklaşık yüzde 74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yaklaşık yüzde 49,9, orta gerilimden bağlı sanayi abonelerinde ise yaklaşık yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu aktardı.
